24 Ocak 2013 Perşembe

KADIKÖY'DE ENGELSİZ ÇOCUK PARKLARI GERÇEK OLUYOR


       Sevgili dostlar Kadıköy'de Engelsiz Çocuk Parkları istiyoruz İmza kampanyasına katılımınızdan dolayı öncelikle teşekkür ediyorum. İmza kampanyası sonucu güzel gelişmeler oldu. Demek ki umutsuzluğa kapılmamak lazım, isteyince oluyor. Gazete Kadıköy'ün sayfasından bu konudaki bir yazıyı sizlerle paylaşmak istedim. Birlikten kuvvet doğuyor. Ne mutlu bizlere...

Tarih : 17.01.2013 14:50:12
Çocuklara oyun ‘engel’i olmasın diye...




Toplumun dezavantajlı kesimlerine özel hizmet götürmeyi görev edinen Kadıköy Belediyesi, ilçedeki engelliler için projeler üretmeyi yeni yılda da sürdürüyor. Bu kapsamda Kadıköy’deki 100’ü aşkın parkı elden geçirecek olan belediye, mevcut ve yeni yapılacak parklara engelliler için düzenleyecek. Özellikle engelli çocukların da yaşıtları gibi çocukluklarını doyasıya yaşayabilmeleri için onlara özel oyun aletleri yerleştirilecek.
Gökçe UYGUN
Belki siz de internette rastlamışsınızdır; son günlerin popüler sitesi, imza kampanyası platformu Change.org'da bir imza kampanyası başlatıldı. Kampanyanın adı; “Kadıköy'de engelli çocukların da faydalanabileceği oyun parkları istiyoruz!” Göztepe Parkı Aktivistleri'nin başlattığı kampanya ile adından da anlaşılacağı gibi, Kadıköy Belediyesi ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden ilçedeki park alanlarında, engelsiz ve engelli çocukları aynı açık hava mekânında buluşturacak, engelli çocukların da hayattan zevk almalarını sağlayacak bir “Engelsiz Oyun Parkı Projesi” yaratmaları talep ediliyor. “Tüm çocuklar eşittir, engelli çocukların da oyun oynama hakkı vardır!” diyen imzacılar, “Engelli çocuklarımızın açık havada yaptıkları spor ile yanaklarına gelen rengi ve yüzlerindeki sevinci görmek, onların keyifli gülüşlerini duymak, oyun oynarken cıvıltılarını işitmek istiyoruz! Lütfen sesimizi duyun, engelli çocuklarımıza oyun parklarını verin!” diyor. Geçtiğimiz günlerde de Kadıköy bölgesinde “Engelsiz Oyun Parkları” yaratılmasını talep eden dilekçe, ‘170 sayfada 5561 imza’ ile İstanbul Büyük Şehir Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü'ne iletildi.
KADIKÖY'DE ENGELLİLER İÇİN ÇALIŞMALAR BAŞLADI BİLE!
Biz de bu kampanyayı duyar duymaz hemen Kadıköy Belediyesi’nin ilgili birimlerini aradık. Öğrendik ki konuyla ilgili çalışmalar, kampanyadan önce başlamış bile.... Esasen, belediye tüm Kadıköy’ü engellilerin özgürce yaşayabilecekleri şekilde tasarlamayı hedefliyor. Bu kapsamda Plan Proje, Fen İşleri ile Park ve Bahçeleri müdürlükleri koordineli ve ortak çalışmalar içindeler. Ekipler, Kadıköy’ün tüm mahallelerini deyim yerindeyse karış karış geziyor, anketler yapıyor, engelliler için sorunlu yerleri tespit ediyor. Ve ilçedeki tüm mevcut ve yeni yapılacak yolların, kaldırımların, parkların engelliler için erişilebilir hale getirmek için projeler üretiyor. Bu kapsamda Kadıköy’deki 100’ü aşkın park alanı elden geçirilecek. Yeni yapılacak parklar da engelliler gözetilerek inşa edilecek.
ACIBADEM’DE 2 ENGELLİ DOSTU PARK
Engelli çocukların yararlanabileceği oyun parkları konusunda da bu bütünlüklü bakış açısının sadece bir bölümünü oluşturuyor. Engelli çocukların da dışarı çıkabilmeleri, diğer arkadaşları gibi çocukluklarını özgürce yaşayabilmeleri için parklarda onlara özel düzenlemeler yapılması planlanıyor. Çocuk oyun alanlarına engelli çocuklar için de oyun aletleri yerleştirilmesi, parka giriş ve çıkışların yetişkin ve çocuk engellilere uygun hale getirilmesi bunlardan birkaçı... Örneğin önümüzdeki aylarda bu düzenlemelerin ilki Örneğin Acıbadem'deki Sokullu ve Cemal Tüfekçioğlu parklarında hayata geçirilecek...
ENGELLİLERİ ÖTEKİLEŞTİRMEDEN, KAYNAŞTIRMAK...
Kadıköy Belediyesi'nin hassasiyet gösterdiği bir nokta ise engellileri ötekileştirmemek... Bu nedenle, hazırlanan projelerde engelli çocuk ve yetişkinleri, engeli olmayan diğer insanlarla ayrıştıracak değil birleştirecek bir yaklaşım benimseniyor. Örneğin sadece ve sadece engelli çocukların yararlanacağı bir oyun parkı kurmak hedefler arasında yer almıyor. Engelli çocukların, diğer çocuklarla birlikte, yan yana oynayabileceği parklar, hayal ediliyor..
ENGELLİLER İÇİN SPOR!
Kadıköy Belediyesi, engelli çocuklar haricinde, engelli olduğu için evden çıkmayan, engelinden dolayı eve ve içine kapanan ve bu nedenle de kilo sorunu yaşayan yurttaşları da unutmadı. Engelliler için tasarlanan için fitness aletleri de yeni dönemde parklara yerleştirilecek. Böylece engelliler de hem sağlıklı yaşama şansı yakalayacaklar hemde sosyal yaşama katılmış olacaklar.

 
 
 

19 Ocak 2013 Cumartesi

İKİNCİ OLDUK

     
     Küçük Kırmızı Pabuçlar'ı 190 oy ile Blogum Dergisi'nin Ocak sayısının 2.liğine taşıyan tüm dostlarıma teşekkürlerimi ve sevgilerimi sunarım. İyi ki varsınız.

10 Ocak 2013 Perşembe

KADIKÖY'DE ENGELSİZ ÇOCUK PARKLARI İSTİYORUZ!!!


  
 Kadıköy'de engelli çocukların da faydalanabileceği oyun parkları istiyoruz! (Bu yazının üstünü tıklayalım! Direkt kampanyaya imza verme adresine yönlendirileceksiniz)

 
       Sevgili dostlarımız, engelli çocukların da faydalanabileceği çocuk parkları için çok güzel bir kampanya başlatılmış. Bu kampanya Kadıköy'e yönelik başlamış olsa bile umarım imzalarımızla çığ gibi büyüyerek, İstanbul'un diğer ilçeleri ve tüm Türkiye'ye yayılır.Yaşadıklarımızı biliyorsunuz. Farkındasınız. Bu kampanyaya katılmanızı rica ediyorum. Bugün engelsiz parklar, yarın engelsiz okullar...

Duyarlılığınız için teşekkürler,

Aytül Köktuna

31 Aralık 2012 Pazartesi

MUTLU SENELER


Sevgili Dostlarım,

 

       Bugün 2012'nin son günü. Yarın yeni bir döngünün başlangıcı olacak. 2012 bazı şeylerin başlangıç yılı olduğu gibi bazı tıkanıklıkların ve durağanlıkların yılı da oldu. Benim için en güzel başlangıçlardan biri mayıs ayında bu blogu açarak sizlerle yaptığım duygusal ve düşünsel paylaşım oldu. 2013'e hoşgörüyle ve paylaşmakla başlayalım. Hoşgörü, iyilik, kardeşlik, mutluluk, sağlık bize gökten zembille inmeyecek. Yaşamlarımızın sorumluluğunu alarak, bilinçli bir şekilde daha güzel bir yılı paylaşmak dileğiyle. Yeni yılı bunların üzerine kuralım.

 

Hep birlikte nice mutlu senelere...

 

 

Aytül Köktuna


27 Aralık 2012 Perşembe

AHH BU ÖN YARGILAR

      Bir şeyi yapamayacağımıza inancımız nasıl gelişti? Nereden geliyor bu korkular, endişeler, ön yargılar? Korku pekiştirilebilir mi? Herhangi bir nedenle duyduğumuz güven eksikliği korkuya mı yol açıyor? Kafamın içinde onlarca soru… Şimdi başımdan geçen bir olayı paylaşmak istiyorum sizlerle. Damla ve Derin biliyorsunuz ki henüz yürüyemiyorlar. Onları bir yere oturttuğumda diyordum ki anneciğim sakın hareket etme bak düşersin. Canın acır. Dikkatlice dur beni bekle, kımıldama … ve düşmemek için beni öyle hareketsizce beklediklerinde gurur kaynağı yapıyordum bunu bir dönem kendime. Bak ne güzel dinliyor beni kızlarım. Oysa ki ne yaptığımı fark etmem çok şükür ki kısa bir zamanımı aldı. Bir gün çocuklarımdan başka insanlara karşı biz onu yapamayız düşeriz, cümlelerini duyduğumda bir öz eleştiri yapmam gerektiğinin farkına vardım. Neden böyle söylüyorlar dedim kendi kendime? Rastlantı bu ya ertesi gün ofise geldiğimde Engelliler Merkezi’nden bir telefon geldi. Beni bir panel’e davet ettiler. Davranış Terapisti gelip annelerle konuşacakmış. Tamam dedim geleceğim. Bu sırada kafamda bir gün önce olanları da yorumlamaya çalışıyordum. Ben bunları düşünürken odama bir iş arkadaşım geldi. Dedi ki kızlarınızın yürüme engelli olduğunu yeni öğrendim. Çok üzüldüm. Biliyor musunuz ben de doğuştan kalça çıkığı problemiyle doğmuşum. Annem ve babam çok zor dönemler geçirmişler. Babamın intiharı düşündüğü zamanlar bile olmuş ve sözlerine devam etti hep korumalı bir çevrede büyüdüm. Ailem, düşme tehlikesi karşısında daha büyük sorunlar yaşarım düşüncesiyle kalabalık çevrelerden uzak tuttular beni ve biliyor musunuz benim hiç arkadaşım yok dedi. Çok şaşırdım. Evlendim ama çocuk sahibi olmaktan korktum. Birbirimize bakakaldık öylece, benim kafamda sorgulamalar, onun kafasında sorgulamalar… Sonra gitti… Arkasından düşündüm bizler korumacı ebeveynler olarak nerede hata yapıyoruz diye. Yanıtı aynı gün katıldığım panelde buldum. Davranış Terapisi Uzmanı Nükte Altıkulaç’ın konuşmacı olduğu panelde davranışın nasıl ortaya çıktığı, pekiştireçlerin ne olduğu hakkında bilgi veriliyordu ve Türkiye’de yeni başlanılan ABA terapisini ilk onlardan duydum. (Applied Behavioral Analysis) Uygulamalı Davranış Terapisi olarak adlandırılan ABA 1930’ larda Skiner tarafından geliştirilen bir teknik. Tekniğin temelinde, davranışla çevre arasındaki ilişkiyi araştırma ve olumsuz davranışı olumluya yönlendirme yatıyor. Uzun yıllardır Amerika’da uygulanan yöntemle pek çok farklı davranış bozukluluklarına çare bulunabiliyor. ABA-Davranış terapisi her ne kadar Otizm ile gündeme gelse de,aslında başta çocuklar olmak üzere tüm yaş gruplarındaki bireylerin günlük yaşamda karşılaşacakları problemleri aşmada etkin bir yöntem olarak sunuluyor. 

          Nükte Hnm’a dedim ki siz konuşurken bugün gelişen tüm olayların puzzlelarını birleştirdiğimde sorun net olarak gözüktü. Ben çocuklarımı korumaya çalışırken onlarda korkuyu pekiştiriyorum dedim. Çok güçlü olmadıklarından dolayı zaman zaman düşüyorlar ve düşmenin ne olduğunu biliyorlar. Ben onları düşebilecekleri bir yere koyduğumda ve sakın kımıldamayın düşersiniz dediğimde beyinde bu algı yerleşiyor. Damla ve Derin düşer olarak. Böylelikle bir şeyi yapamayacakları ile ilgili ön yargıyı sürekli pekiştirdiğimi anladım. Ön yargılarla ilgili Albert Einstein'ın çok güzel bir sözü var; bir insanda ön yargıları kaldırmak atomu parçalamaktan zordur. diyor, ne kadar doğru bir yere vurgu yapmış.  Şunu yapamazsın, düşersin vs gibi pekiştireçler çocuklarımın korku duymalarına yapamayacaklarını düşünmelerine neden olmuştu. Nükte Hanım da bana şunları söyledi: Bir anne olarak çocuğunuza tehlike yaratacak şeyleri gördüğünüzde ona fark ettirmeden bu durumu ortadan kaldırmalısınız veya en az zarar verecek hale getirmelisiniz. Mesela koltuktan düşebileceğini düşünüyorsanız. Çocuğu oraya koymayın daha emin bir yerde bırakıp yanından ayrılın ama daha önce yaptığınız gibi söylemler kullanmayın. Çünkü kendilerine güvenleri azalıyor. Oysa ki bu da istemediğimiz bir şey… Çünkü sonraları onları yürütmeye çalıştığımızda hayır ben yapamam düşünceleri gelişecektir. Bu tarz düşünceler de böyle yeşerir. . Bu olaylarla beraber farkındalığım arttığından itibaren bir daha bu tarz söylemler hiç kullanmadım. Düştükleri zaman dedim ki onlara üzülmeyin çok normal, herkes düşebilir. Bak birazdan acın geçecek ve unutacaksın. 

       Fizyoterapistimizin başlangıçta söyledikleri geldi aklıma. Beyin uyaranlarla gelişir. Özellikle Damla ve Derin gibi kas güçsüzlüğü olan çocuklarda beyin gelişimi için bu uyaranların alınması çok önemli… Bir şey olacak kaygısıyla put gibi durması beklenen çocuk uyarını nereden alacak acaba değil mi? Beyin 5 duyusuyla öğreniyor. Dokunuyor, görüyor, kokluyor, duyuyor ve tadıyor. Bebekliklerinden beri dışarıdan kendi başlarına yeterli sayıda alamadıkları bu uyaranları biz destek vererek sunmaya çalıştık. Çeşitli yüzeylere dokundurduk. Koklamalarını sağladık. Vs vs Şimdi ne oldu biliyor musunuz? Duyumda inanılmaz bir açıklık. Benim duymadığım bir çok kokuyu hemen fark edebiliyorlar. Hatta onun ne kokusu olduğunu soruyorlar. Sesler… Küçük, büyük bütün seslere karşı duyarlılar. Bu neyin sesi anne diyorlar hemen. Eğer bu tarz engelli bir çocuğa sahipseniz fizyoterapistinizin de yönlendirdiği şekilde çocuklardan uyaranları eksik etmemelisiniz. Eğer çocuğunuzda bir engel yok ise o zaman da uyaranlar yine önemli. Bunun için Dr. Semih Summak ve Dr. Elçin Summak’ın Sistem Yayıncılığından çıkan kitabı Akıllı Bebekler Akademisi’ni mutlaka okumalısınız. Ben çok faydasını görmüştüm. Damla ve Derin sıcak ve soğuğu daha 10 aylıkken öğrenmişlerdi. Sağ olsun annem sabahları kendine çay koyduğunda onlara da ılık ıhlamur verirken bak anneannenin çayı sıcak buhar geliyor, sizinki soğuk bak parmağınızın ucuyla dokunun dediğinde öğrenmeyi de tamamlamışlardı.

       Hiç düşündünüz mü en son ne zaman bir şeyleri yapabileceğimize inancımızı kaybettik? Güzel olacağına inandığımızda her şey mümkün…. 

      Ön yargılarımızı kaldıralım.

      Belki o zaman engellilik diye bir şey de kalmamış olur.





17 Aralık 2012 Pazartesi

DÜNYADA MIYDIM ACABA?

       Kendimize zaman ayırmak… Bazen günlük uğraşlar içinde ne kadar zor geliyor değil mi? Kendimize zaman ayıramamaktan şikayet ediyoruz bir çok zaman. Başkalarına vaktim var ama kendime yok. Hep ihmal ettiğimiz kendimiz. Hepimizin kendine göre zorlu yaşam koşulları var. Benim de öyle. Geçen hafta iş yerimde masamda bir zarf. Bir davetiye gelmiş. Redbull firmasının bir etkinlik daveti. Şimdi bu davete gitmemek için kendimce bir çok neden öne sürebilirim; ama dedim ki kendime çocuklarımı bırakabilecek bir yer bulacağım ve eşimi de alıp bu etkinliğe gideceğim. Neyse ki sevgili ablam kızlarımla o gece ilgilenmeyi seve seve kabul etti. Biz de eşimle birlikte bu etkinliğe katıldık.

       Athena-Manga karşılıklı sahne almış ve yılın müzik çarpışması olarak nitelendiriliyor. Bir müzik etkinliği bu kadar mı güzel yapılır. Her şey düşünülmüş. Sıcak, keyifli ve çok eğlenceli bir ortam. Dikdörtgen bir alanın içinde bir tarafta Manga’nın sahnesi bir tarafta Athena’nın sahnesi boks maçı seyreder gibi bir Athena, bir Manga söylüyor. İzleyiciler bu iki sahnenin ortasında, bir öne bir arkaya dönüyoruz, bir coşku bir coşku... Athena ve Manga birbirlerinin şarkılarının yanı sıra çeşitli müzik türlerinde de kendi şarkılarını yorumladılar. İlk defa böyle bir sahne gördüm. Tüm izleyiciler eşlik ediyor. Herkes ayakta, mutlulukla dans edip şarkı söyleyenler harika bir görüntüydü. Çok eğlendim. Bağıra bağıra şarkı söylemek ne stres attırıyormuş. Zıplamak, hoplamak… Ne iyi geldi. Yurt dışında Redbull bu tarz etkinlikleri çok yapıyormuş. Ülkemizde de her sene yapıldığını duydum. Bence 2013’teki etkinliği kaçırmamalısınız. Bakalım 2013’teki sürprizleri ne olacak?

       Konserden sonra bir kuş hafifliğinde süzülerek gittim eve… Bir güzel de uyku. Sabah hayat önce bana güzel, sonra verdiğim enerji ile herkese güzel. İşte bu nedenle zaman zaman kendimiz için iyi gelecek küçük kaçamaklar yapmamız gerektiğini düşünüyorum. Bizim bu geceye katılmamıza destek olan sevgili Tuba ve Eray'a minettarız. Diğer yandan Redbull kanatlandırdın bizi:) Teşekkürler,

7 Aralık 2012 Cuma

EĞLENCELİ ZAMANLARIMIZ-4



İkizlerimin komik anları:) Resmin üzerini tıklayın videomuzu seyredin:)